Pazar, Mayıs 20, 2018

APARTMANDA KIR EVİ





















Balkonum "küçücük bir fıcıcık içi dolu turşucuk" misali. 
Yetiyor yetmesine de, hani şöyle bir kaç karış daha ekip biçebileceğim bir yerim olsa,  fena olmaz. 
Ne şeftaliler, ne erikler, ne narlar dikeceğim halbuki, bir bilse!

Geçen seneki şeftali ağacımı hatırlarsınız, 3 tane meyve vermişti. Bu yaz 10 tane meyvesi var üzerinde.  Boyuda aldı başını gitti.
Nar'ım daha büyüyor.
İki zeytin ağacımı budamıştım böceklendi diye, bu sene yeni yeni yeşeriyor dalları.  
Fesleğen, kara nane, yasemin, sarmaşıklar.
Çiçeklerim yaz-kış benimle zaten.
Bir de iğdeler açtı bu ara. 
Muazzam bir koku her yerde.

Mayıs ayını çok seviyorum, içimde bir dolu hüzün olsa da, yaşamak, hissetmek, nefes almak ne güzel bir duygu her şeye rağmen.
Kıymetli Ramazan ayı da tam bir arınma ruhumuz için.
Huzur, sağlık ve bereket getirsin tüm kalplere.

Mutlu haftalar

Emel







Pazar, Mayıs 06, 2018

BÜFE | KENDİN YAP | DIY
























Fotoğraf makinemde bir sürü fotoğraf birikmiş. Onları dosyalarken, iki hafta önce tamamladığımız büfeyi de sizinle paylaşmak istedim.

İki çekmeceli, iki kapılı, ahşap ve beyaz!

Hazır yerleştirirken, güzel bir hafiflemede oldu içinde. Kullanmadığım, bir senedir elimi sürmediğim ne varsa verdim arkadaşım Ayşe'ye. 
O da ev kuruyor, işine yaradı hepsi. Düğün arifesindeler, ne kadar çok masraf şimdi, en azından yemek takımı almayacak uzun bir süre. Su bardağı, çay bardağı almayacak.
Porselen çorba tenceresi, bence çok gereksiz. Ama gelmiş bir şekilde, koymuşum, büfede kalmış öylece.
Gitsin.
İşe yarayacak ev buldu kendine garibim.

Yaza az kaldı. Oturduğumuz site de her yer yemyeşil. Hatta bu sene ağaçlar daha bir yeşil nedense. Evde olduğumuz sayılı tatil günlerinde, şu salon penceresinden ağaçlara doğru köprü gibiyim bu aralar.
Uzanıp uzayıp, dalıp gidiyorum sonsuz yeşile ve çocuk seslerinin güzelliğine.

Mutlu haftalar, sağlıkla ve umutla hepimize.

Emel











Pazar, Nisan 01, 2018

ikigai | hep meşgul kalarak mutlu ol !





















Bahar yorgunluğuna, umutsuzluğa, sabahları yataktan zor çıkanlara anahtar bir japon felsefesi.  İkigai.
Kısaca " kendini meşgul ederek, mutlu ol"

Zaten ne varsa şu japonlarda var. Hayatın, basit, kusurlu taraflarını da severek, mutlu olmayı başaran tek millet sanırım.

Bizde işler biraz daha zor tabi.

Siyasi ve ekonomik değişimler direk evimize kadar yansıdığı için ve ne yazık ki hep lüksü, gösterişi,  parayı, şöhreti, şaşayı seven insanların çoğunlukta olduğu bir millet olduğumuz için, ikigai, mikigai hadi "üç de gari" gibi kelimelerle durumu bize anlatmak zor gelebilir.

Ben soluksuz okudum ve şu sıkıntılı zamanlarıma ilaç gibi geldi. 
Bir inceleyin. 

işten eve, evden işe gidip geldiğimiz yoğun kış temposunu yavaş yavaş "geldi bahar ayları, gönlümün şen yayları" şeklinde bir sürece sokma çalışmaları devam ederken, evde eski, kenarlarında hafif kırığı olan ama çok kıymetli çay tabaklarını, dolaptan çıkarıp, duvara asma işi ile meşgul oldum ve mutlu oldum!

işte, tam da bu noktada "ikigai" oldum.

Size de bulaşması için, diledim gitti!

Mutlu kalın, meşgul kalın. He, bir de asla emekli olmayın. Hep çalışın:)


Emel